15 Ekim 2018 Pazartesi

İKİ KADIN

Süheyla ve Aylin adında iki kadın var. Bir gün yolları kesişir ve karşılaşırlar nihayetinde..Çünkü aynı yerlerde bir çok kez rastlaşsalar da tanışmadan önce aynı yollardan geçmiş olsalar da birbirlerin den habersiz yıllar geçmiş. İlk günden itibaren ısınırlar  birbirlerine..Akışta bir etki çekim olur hisler gelişir ve beraber yaşamaya başlarlar. Aslında iki ayrı zıt kutup denecek farklı bakış açılarına, düşüncelere sahip kişilerdir. Yine de bir arada yaşayıp görmek isterler. Belki bir merak belki bir yeni insanın verdiği keşif.. Her geçen gün tanıdıkça birbirlerini şaşkınlıklarını da gizleyemezler ne kadar da farklılardır. Ya duygular, hisler.. İşte onları bir arada tutan da bu olur. Sevgi, şefkat... Sarılmak belki de o sıcaklık o kimsesiz günlerin geri iadesi gibi hak edilmiş içtenlik. İkisi de yakın yaşların aynı jenerasyonun insanlarıydı yetişkinlerdi o güne kadar her bir şeyi görmüş hemen hemen yaşamış olgun insanlardı ne olsa. Her geçen gün sevgileri de artış gösterir. Bir o kadar da tartışmalar başlar. İki kadın güçlü karakterleriyle birinin daha sakin alttan alan yapısıyla yıl geçer. Diğer kişi yüklenmeler sonucu psikolijik ve içsel sorunları kaybetme duygusu tetiklenir ve bocalar sonunda en sevdiği değerlisi olmuş Süheyla'ı istemeden kırar, üzer. Şiddetli kavga sonucu anlaşamayıp yolları ayrılır. Geriye yıkı dökük büyük pişmanlık kırgınlıklar kalır. Anılardan kaçamaz  Aylin o evde devam eder uzunca bir süre yalnız başına.. Süheyla ise kendine yeni bir düzen kurar evini. Aylin içgüdüyle hareket eden kadındır. Sevdiklerini yıllar önce ailesini kaybetmiş biri olarak artık hayatına giren değerli olanı kaybetmek istemese de korkularıyla yüzleşir ve üzerine titrediği Süheyla'ı kaybeder. Yıkılır adeta. Daha iyi birey olmak adına geliştirmeye çalışır kendini gerekli terapileri alır. Meditasyona yönelir. Süheyla ise artık istemez Aylin ile yaşamak. Sevgi uğrunda büyük yanılgılar yaşanır. Anlaşılamaz olur. kilit nokta Süheyla idir. Kendi içinde çözümleyip aşabilmesine bakar tekrar bir araya gelmeleri. Aylin bu süreci yeniden yazıya verir kendini. Üretmeye çalışır. Geliştirmeye kendini..
Belki bir gün yeniden tanışır ardında kalacak olan tatsız günlere gülüp geçecekler.
Kırılma noktaları olan bu talihsiz olayında farkında olup aralarındaki hisleri yok saymadan şansları bir araya getiricek mi onları bilinmez.
Her şeye rağmen;
"Ölümle bir ladese tutuştuk kadın. Bitene kadar aklımdasın."

Kutsal

14 Ekim 2018 Pazar

Astroloji'ye Başlarken..

Senelerdir merakla ilgilendiğim astrolojiye artık derin bir giriş vakti gelmiş olmalıydı. Derslere değerli hocam Meral Pala ile başlamış bulunmanın heyecanını yaşamaktayım.
İlim olan astroloji, öngörüleri ile bizlere yön tayin eden psikolojiden mitolojiye birçok konu hakkında bilgi sunan ender bir karışım adeta.
Bence, gayet akıcı geçen derslerin sonunda 'bugünde bir şeyler öğrendim' hissiyle oradan ayrılmak mutluluk verici.. Artık daha derinlemesine doğum harita sembolleri tanımak yorumlamaya çalışmak epe zevkli. Mesela, gezegenlerin, evlerin neyi temsil ettiğini öğrendikçe kişileri daha detaylı değerlendirebilme  artısına geçiliyor. 
Venüs yengeç burcu olarak ne kadar anaç olduğumu aile düşkünlüğümü biliyorum artık.
Güneşim, Ay'ım, Mars'ım, Jüpiter'im...
Jüpiter Yay burcu olarak ne kadar da şanslıyım :)
En azından yılllaaarrr önce yarım bıraktığım yazı işlerime yeniden yazmaya teşvik ettirdiği için de teşekkür ederim tabi böylece güncellemiş oldum sayfamı ne mutlu bana ki sonunda istediğim astroloji derslerini almaya başladım. Ve işin sonunda çookkkk daha etkili geliştirilmiş yorumlar bilgi paylaşımıyla elbette yazmaya başlıcam.
Ne olsa Plüto retrosuna denk gelen bir ayrılık yaşadım. Şimdi ise Venüs retro da.. Zor olan bu süreçte epeyce içsel hesaplaşmalar yaşadım. Yeniden alışkanlıklardan arınma çabasıyla yalnız günlerimi hatırladım. İyi mi, kötü mü bilemedim.
Daha devam edebilirdim daha donanımla yeniden yazıcam tabii..
Yıldızınız ışıldasın :)